Mutluyum, heyecanlıyım....
Hayatımın ilk iş seyehati olacak...
Vay bee!!!
Büyümüş de... iş sahibi olmuş da... yollara çıkarmışım...
Eh yola çıkmadan önce insan hiçbir şey yapamaz.
Ne yeni bir şeye başlayabilirsin ne de elinde olan işe konsantre olabilirsin...
Gideceksin ya hani...
Onun heyecanı ve boşvermişliği...
Ben de dedim ki kendi kendime...
Biraz face'e gireyim de kim ne yapıyor bakayım, oyalanayım...
Mark Zuckerberg'e hiç bir zaman kızmamışımdır...
Ne iyi etmiş de böyle bir şey çıkarmış...
Sayesinde ne kadar zaman harcıyor olsam da bağlantım kesilmiyor bir çok insanla...
Onun sayesinde konuşmayı seven bünyem mutlu oluyor :)))
Her neyse...
Face'de gezinirken beğenmiş olduğum sayfalardan birinde karşılaştığım yazıyı paylaşmaktı amacım benim.
Başlık şu
'Dünya Meşgaleleriyle Oyalananlara Önemli Sorular'
Yazının başında bizi oyalayan şeylerden bahsettikten sonra (ki bu şu an benim için Antalya seyehatim)
Şu soruları soruyor Kartal Göktan
'Kuran okuyor musunuz? Sadece belli günlerde değil. Her gün. Anlamadan değil. Bildiğiniz bir dilde. Çok geniş bir zaman da gerekmiyor. Günde 10 dakika bile çok güzel olur.
Allah'ı hatırlıyor musunuz? Sadece ibadet vakitlerinde değil. Gün boyunca sürekli… Allah'ın insanların hizmetine sunduğu sayısız nimetleri tek tek düşünüp şükrederek… Yolda giderken, bir yerde beklerken, dinlenirken, yemek yerken, spor yaparken…
Namaz kılıyor musunuz? Kafada başka düşünceler varken değil. Yalnızca Allah'ı düşünerek, O'na yönelerek ve huşu içinde…
Dua ediyor musunuz? Sadece zor zamanlarınızda ve sadece dünyevi işler için değil. Her an Allah'a muhtaç olduğunuzun bilincinde, için için, yalvara yalvara ve samimi bir şekilde… Özel bir zamana ya da belli şartlara da ihtiyacınız yok dua etmek için. Gün içinde istediğiniz zaman, istediğiniz ortamda…
Ölümü hatırlıyor musunuz? Sadece ölüm haberlerini duyunca değil. Her gece yatarken aslında canınızın Allah tarafından alındığını ve her sabah size tekrardan verildiğini bilerek…
Allah yolunda harcama yapıyor musunuz? Sadece kendiniz, aileniz ve sevdikleriniz için değil. Tüm dünyada zulüm gören Müslüman kardeşlerimiz için. Din ahlakının tüm dünyaya yayılması için yapılan ilmi faaliyetlere destek için…
Peki tebliğ yapıyor musunuz? İnsan seçerek değil. Hristiyan, Musevi, ateist, komünist ayırt etmeden. Korkutarak değil. Sevdirerek… Yeterli görerek değil. Tüm imkanlarınızı, aklınızı, enerjinizi kullanarak… Her Müslüman için tebliğ yapmanın farz olduğunu bilerek…
Yoksa tüm bunları unutuyor veya ilerki zamanlara mı erteliyor musunuz?
Ya da bunları yapmak için yeterli vaktim yok mu diyorsunuz?'
Ya da bunları yapmak için yeterli vaktim yok mu diyorsunuz?'
Açıkçası cevap vermek çok zor geldi bana...
Ama yüzleşmem gereken sorularmış demek ki bunlar...
Ve ihtiyacım varmış demek ki şu son noktaya...
'Yaratılış amacının bilincinde olan ve bu amaca uygun bir hayat süren
insanı Allah dünyada en güzel hayatla yaşatır ve onu dünyanın tüm
güzellikleriyle rızıklandırır. Bu, Allah'ın salih amellerde bulanan tüm
erkek ve kadın iman etmiş kullarına vaadidir. Rızıkların asılları ise
ahirettedir.'
Yaratılış amacının her an bilincinde olmak duasıyla...